
Değişim başladı, devam ediyor ve hızlanıyor. Geleceğin belirlenmiş tek tip bir yapıda olmayacağı çok açık. Bu nedenle; tüm planlarımızı farklı senaryolara göre çoğaltmakta fayda var. Günümüzde, teknolojinin dünyayı değiştirdiği görüntüsü çizilse de; aslında toplumların arz, talepleri ve pastada payı büyük olan şirketlerin gereksinimleri tüm dünyadaki işleyişi belirleyebiliyor.
İşte tam bu konuda ülkeler, kendi kapısının önüne ve evinin içine bakarak daha iyi nasıl yaşayabiliriz? sorusuna yanıt bulması gerekiyor. Bu süreçte devletlerin ve ekonomik kaynağı oluşturan şirketlerin toplumu oluşturan bireyler üzerindeki sorumluluğu hızla artıyor. Bireyler ise kendi çalışma tarzlarının dışında; karakterleri, yaşam biçimi, aile yapıları ve düşünce tarzlarıyla bağlı oldukları şirkete karşı sorumlu durumdalar. Tıpkı futbol sektöründe olduğu gibi.
Küresel değişimin en sert biçimde kendini gösterdiği en belirgin alan futbol sektörü. Bu sektörde değişim öyle keskin gerçekleşiyor ki; 5 sene önceki yapıyla günümüz futbol sektörü arasında uçurumlar var diyebiliriz.Teknolojiden sonuna kadar fayda sağlayan bu sektörde artık oyuncular, aile hayatlarına, karakterlerine göre analiz edilip, transfer süreçleri bu faktörlere göre sonuçlandırılabiliyor.
Toplumsal yaşamdan örnek vermek gerekirse; günlük suni gündemlerden kafamızı kaldırıp bakmadığımız bir Çin gerçeği var. Yalnızca öç almak ya da dalga geçmek odaklı baktığımız bir isim olan Donald Trump’ın tek gündemi işte burası: Çin.
Çin hükümeti, toplumun davranışlarını gözetleyip vatandaşları sosyal kredilerine göre sıralayan devasa bir sıralama sistemi kuruyor. 2014 yılında duyurulan bu sosyal kredi sisteminin 2020 itibariyle tamamen kullanıma hazır hale gelmesi bekleniyor. Bu sistem benim umrumda değil ki deseniz de, 2040’lı yıllarda nüfusu yoğun olan pek çok ülkenin bu ve buna benzer bir sisteme girmemesi kaçınılmaz. Bahsettiğim bu sosyal kredi sistemiyle; kişinin sosyal puanı davranışlarına bağlı olarak artıp azalabiliyor.
Sistemin tam olarak nasıl işlediği net bir biçimde bilinmiyor ancak kötü araç sürmek, sigara içilmeyen yerlerde sigara içmek, çok fazla video oyun satın almak, çevrimiçi ortamda sahte haber yaymak cezalandırılabilir davranışlar arasında yer aldığı biliniyor. Kısacası şunu söylemek istiyorum: Dünya üzerindeki bu değişim sürecini tıpkı futbol sektöründe olduğu gibi satır aralarını dikkatle okuyarak takip edip, gelecekle ilgili planlamamızı buna göre yapmamız gerekiyor.