Ercem Pekel

• •

Ezberler Bozuluyor

43ccd968006875.5b4e1ab8d2410

Dijitalleşen dünya ve sosyal medyanın birbiriyle uyumu sayesinde ortaya çıkan değişimin, çalışma hayatı ve iş tarzımıza etkileri büyük oldu. Bu konuda 10 sene önceki dinamikleri nasıl ön göremediysek 10 yıl sonraki dinamikleri ön görmemiz mümkün değil. Bahsettiğim bu belirsizlikler marka ve kurumların kamuoyuyla kurdukları ilişkilerinde daha hassas ve kavrayıcı davranmalarına sebep oluyor. Önceki yazılarda da belirttiğim gibi önümüzdeki dönemde bu alanda ‘fayda’ kavramı etkili olacak.

Son zamanlarda toplumsal fayda konusu iletişimin tam ortasında rol almaya başladı. Özellikle sosyal medya; beklentilerin dışa vurulduğu ve kitleleri etkileme unsuru olarak kullanıldığı bir platform haline geldi. İşte bahsettiğim bu trend; iletişimle ilgili şirketlerin, ajansların ilgisini çekmeye başladı. İlerleyen zamanlarda tüketim toplumları olarak göreceğiz ki; marka ve kurumlar ‘daha iyi bir dünya için’ fayda sağlamanın önemine vurgulayan kapsamlı çalışmalar yapacak. Samimiyetin gittikçe azaldığı, puslu olarak ilerleyebildiğimiz bu belirsiz dönemde; eski ezberlerin ötesine çıkıp farklı hikayeler yaratabilen, hayatın içinde kaybettiğimiz samimiyeti yakalayıp içimize işleyen ve bunu fayda kavramıyla birleştiren işlerin kazanacağını net bir şekilde söyleyebiliriz. Marka değeri ve sürdürülebilirlik anlamında şirketler kısa ve uzun vadede orantılı bir şekilde ilerlemek istiyorsa ‘iletişim’ alanındaki planlamalarına bu konuyu dahil etmesi gerekiyor.

Ezberlerin bozulmasından bahsettik; yapılan araştırmalara göre 1998-2010 yılları arasında doğan Z kuşağının, cep telefonu hatta internetten bile sıkıldıklarını gösteriyor. Tüm bu verilere rağmen yeni kuşağın fikirlerini, hikayelerini dinlemek, heyecanlarını paylaşmamız gerekiyor. Gelecekte var olmak isteyen ülkeler için bu bir mecburiyet. Borçlanma ve dışarıdan temin etme anlayışımızı bırakıp yeni fikirler doğrultusunda üretmek zorundayız.