Ercem Pekel

• •

Tekillik Çağı’na Hoş Geldiniz

Doruk noktasında yaşanan kapitalizm en güzel zamanlarını geride bırakıp, kendini yeme noktasına doğru evriliyor. Çünkü; ekonomik altyapımız tamamen değişerek artık insan için olmaktan çok ona karşı işleyen bir şey duruma geldi. 

Tüm mekanizmaların merkezinde yer alan ‘insan için’ çalışma odağı yerini ‘kendisi için’ çalışma misyonuna bürünüyor. Bu dönemin gözbebeği teknoloji kavramı ise bu durumdan payını alanlar arasında. Gelişim noktasını en üst seviyelerde yaşayan teknoloji, gün gelecek ‘insana faydalı olma’ kabuğundan çıkıp ‘kendine faydalı olma’ misyonuna bürünecek.

Tam bu kısımda, insan elinden çıkan ve salyalar akıtarak takip ettiğimiz “yapay zeka” teknolojisinin gelişimi ve bağımsız bir biçimde bilinç kazanması bir kırılma anı olarak çok önemli.

Her geçen gün tatsız, hissiz bir konumda ilerleyişini sürdüren kapitalizm, geçmişte eşi benzeri olmayan boyutlarda bir istihdam yarattığı ve görülmedik miktarda mal ve zenginlik ürettiği bir gerçek, büyük bir başarı. Karşısında alkışladığımız bu aynı yapı günümüzde insanlığı ve dünyayı tehdit eder konuma doğru ilerliyor.

Son günlerin merak edilen, popüler kavramı ”Transhümanizm” kelime anlamı ile “insan olanın sınırlarının aşılması” anlamına geliyor. Bugüne kadar büyük mesafe katedilen ileri teknolojilerin“insan bedeninin içinde insanın duygusal, fiziksel ve duyusal yetilerinin geliştirilmesi, hastalıkların yok edilmesi ve yaşamın sonsuza kadar uzatılması” olarak tanımlanıyor.

İlericilik anlamında bu tarz eğilimler yaşanırken, bugüne baktığımızda teknoloji artık eskisi gibi hür, fayda sağlayan bir yapıda değil. Nokia telefonumuzla sabahlara kadar mesajlaştığımız, yılan oyununda rekor kırdığımız masum dönemler yerini markaların birbirlerine ekonomik yaptırımlarda bulunduğu, zorla yüklenen güncellemelerle belirli periyotlarla cihazlarımızı değiştirmek zorunda kaldığımız karlılık esaslı dev bir yapı haline geldi.

2020’ye ulaşmamıza yalnızca birkaç ay kaldı. Kullandığımız TV’ler içerikleriyle de dahil eskisi gibi değil, hayatımızı kolaylaştıran ev cihazları bizleri kendi ekosistemini kullanmaya zorluyor, son kullanma tarihleri gelen cihazlar artık kendi kendilerini bozabiliyorlar. Buna benzer pek çok örneğin sonrasında şunu söyleyebiliriz; teknoloji bizim ihtiyaçlarımıza göre ilerlemediği gibi ‘kontrol’ anlamında artık bizleri tehdit ediyor. 

Tartışmalarla dolu bu teknolojik dönüşüm sonrasında bizler insanlığımızı tüm değerlerimizle birlikte kaybetmeye başladık. Buna vesile olan kapitalizm ise eskisi gibi kendisine yetmiyor, daha fazlasını isteyerek sınırlarını zorluyor.

Sosyal medya, filmler, web siteleri, kitaplar ve medya ile düşüncelerimizi zorla şekillendiren ikna mimarları; yakında geleceğimizi ilgilendiren kararlarımızla mutlak belirleyici tarafta yer alabilir.

Tüm biyolojik sınırların ötesine geçen bir dünya kurulması mümkün mü?

İnsanlığımızı kaybetmeden evvel ki son durağa yani tekillik çağına hoş geldiniz…