İnsanların “daha fazla kazanç elde etme” arzusuna ek olarak; “diğerlerinden üstün olma” hırsları da kontrol odaklı yeni dönemin en temel, atası sayabileceğimiz ilhamı olabilir.
Bu ilkel ve negatif arzular, zamanımızın en önemli öğeleri olan toplumu, aile yaşamını, iş hayatını ve kitle yönetimi gibi pek çok başlığı yönlendiren en büyük unsurları içinde barındırıyor.
Daha da ileri gidersek bahsettiğim bu seçme, hükmetme, kontrol arzusu; anaokulu döneminden itibaren görebileceğimiz ve gelecek yeni dönemi taçlandıran en ana dürtü neredeyse.
Egoyu oldukça iyi besleyen işte bu dürtüler; pandemi sonrası yeni dönemin kapısını aralayacak post-kapitalizmin mutlak özelliğini bizlere tarif ediyor: Kontrol!

Asya’dan buram buram esen gözetim rüzgarına dair Dünya genelindeki son gelişmelere bir göz atalım:
- Rusya’nın başkenti Moskova’da metronun tüm istasyonlarında kullanılan Face Pay isimli teknoloji, yüz tanıma yöntemiyle ödeme yapma imkanı sunan bir sistem olarak faaliyete geçirildi.
- İskoçya’da bazı okullar yemekhanelerden yararlanan öğrencilerin yüz tanıma sistemi kullanarak ödeme yapabildiği bir yazılım kullanmaya başladı.
Konfor alanımız genişlerken başkalarının kontrolü ya da gözetimi noktasında sonsuz rızamızı sürecin en başından teslim ediyoruz.
“Bizi görmemek üzere eğitiyorlar. Eğitim eğitimsizleştiriyor, iletişim araçları iletişimsizleştiriyor. Eğitim ve iletişim araçları bizi tavşanı kedi saymaya zorluyorlar.”
Eduardo Galeano
Bahsettiğim tüm bu gelişmeler bize “Ortadoğu’da kartlar yeniden dağıtılıyor” klişesini anımsatsa da Covid 19 pandemisiyle kapısı araladığımız ve iklim dostu bir tüketim modeli vaat eden ancak içinde iyice uysallaşacağımız yepyeni bir evrene geçiş yapıyoruz.
Hayatın tüm alanlarında olduğu gibi her yeni değişim bir uyum sürecini içinde barındırıyor. Bu yeni evrene çok daha kolay alışabilmemiz için bizleri hipnotize edecek yepyeni oyuncaklara ihtiyacımız var. Bunlardan biride son günlerde adını sıkça duyduğumuz Metaverse teknolojisi.
Metaverse; tüm sanal dünyaların ve internetin dahil olduğu arttırılmış gerçeklik teknolojisiyle desteklenen kolektif bir sanal alan olarak tanımlanıyor.
- Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, Connect etkinliğinde şirketin adının “Meta” olarak değiştirildiğini açıkladı. Şirket isminin değiştirilmesiyle Facebook; Instagram, WhatsApp, Oculus gibi Meta’nın iştiraklerinden biri olacak.

Blockchain teknolojisi, merkeziyetsiz finans, kripto paralar, NFT’ler ve Metaverse gibi yeni kavramlar, pandemi sonrasında kapısını araladığımız bu yeni panoptikon evrenin ilk yansımaları yalnızca.
Özgürlük vadeden ancak daha fazla gözetleneceğimiz bu yeni evrende artık daha fazla evlerdeyiz ve oyuncaklarımız da bunlar. Dışarıya çıkma saatlerimiz ve alanlarımız artık belli kurallar, kriterler bütünüyle beraber geliyor. Kitle takip sistemleri bir tercih değil, bir kural.
Her şey merakla başladı. İnsanoğlunun bu düşünceyle başlattığı yolculuk kendi kendini gözetlediği, merakı konfora bıraktığı bir döneme doğru ilerliyor. Varlığı ve varoluşu, bilgiyi, gerçeği, iyiliği sorgulamak ya da sorgulamamak. Kontrolü elinde tutanlar ikinci seçeneğe, kendi rızamızla yönelmemizi istiyor.
Yeni evrende tek bir kazanan olacak; gerçek özgürlüğü içinde barındıran, paylaşım odaklı yeni bir dünya mı? Yoksa artan özgürlük hissiyatına daha fazla kontrolle karşılık veren totaliter devletler mi? Ya da devletleşen çok uluslu şirketler mi?
Önümüzde sert bir kış var ve totalitarizm açık ara önde gidiyor…