
Günlük hayatta kullandığımız araçlar, doğru ve yanlışlarımız, ileriye yönelik beklentilerimiz, üretim yöntemlerimiz, tüketim alışkanlıklarımız ve endişelerimiz… Her şey tümüyle değişiyor; tam bu noktada iletişim kavramında değişmeyen tek bir şey var: Hikaye anlatıcılığı… Görsel tasarımlar, bütçeli prodüksiyonlar, yeni teknolojik trendler ve sosyal alanlar derken her şey dönüyor, dolaşıyor içeriğin gözüne bakacak noktaya geliyor. İçerik her şeydir.
Dijitalde oluşturulan her yeni alana karşı özel bir ilgi duyuyoruz. Yakın dönemde herkesin dilinde olan Metaverse kavramı da bunlardan biri. Ancak çok fazla gündemde yer almasa da Metaverse kavramının ruhsal sağlığımızı olumsuz etkileceğine dair yakın zamanda uzman görüşleri paylaşıldı. Stanford ve Oregon Üniversitesi’de çalışmalarını sürdüren uzmanlar; egzersiz, sosyal ilişki kurmak, sevmek gibi fiziksel dünyaya ait bazı aktivitelerin Metaverse evreninde gerçekleştirilmesinin faydadan ziyade zarar getirebileceğini açıkladılar. Sosyal kaygı gibi sorunların yükselebileceğini belirten uzmanlar; zaman içerisinde evrenin mükemmelliği altında ezilebileceğimizi, fiziksel dünyada sosyalleşemediğimiz içinse bilişsel süreçlerimizin olumsuz etkilenebileceği yönünde uyarılarda bulunuldu.
Bu yeni evrene dair ilerleyen dönemde yeni pek çok gelişmeyi okumaya devam edeceğiz ancak doğru bir bakış açısını benimseyip, yeniliklere karşı tamamen kapalı olmadan, her yeni Dünya’ya balıklama atlamamak en güvenli limanımız olacaktır.
Bank of America yayınladığı haberde “Big Tech” olarak anılan 5 büyük şirketin toplam cirolarının, 6 milyar insanın yaşadığı gelişmekte olan ekonomilerin toplam büyüklüklerini geçtiğini duyurdu.
Apple ($2.2 trilyon dolar) + Microsoft ($1.9) + Amazon ($1.7) + Google ($1.5) ve Facebook’un ($0.9) toplam gelirleri, 6 milyar kişinin yaşadığı ülkelerin toplam gelirlerine eşit ($8.2)
Öyle bir dönemdeyiz ki global etki sahibi şirketler ya da Elon Musk gibi iş insanları “Düzen Değiştirici!” bir konuma ulaşmış durumdalar. Kontrol noktasında denetimsiz bu alan için devletlerin bakış açıları nasıl? Hangi politikayı yürütürler? Oldukça tartışmalı açıkçası.
Bahsettiğim bu ivmeyi kazanan Elon Musk’ın kontrol altındaki internet teknolojisini “Merkeziyetsiz” hale getirme vaadinin tutarlılığı ve samimiyeti ise ilerleyen yıllarda ortaya çıkacak diyebilirim.
Ezcümle; hikaye anlatıcılığı tıpkı “Yeni Dünya” kavramının eskimemesi gibi her dönemin ihtiyacı noktasında ilerliyor. Teknolojik gelişmelere dair zamanın ruhuna uygun bir hikayeyle kurgulanan “özgürlük” vaadinin hem beyaz hem de siyah tarafı var.