Ercem Pekel

• •

Canavarlar Zamanı

Yılın değerlendirmesi, hiç beklenmediğimiz bir iş insanından sarsıcı bir gelecek yorumlaması şeklinde gelmiş olabilir:

“Zamanında altını çizdiğimiz değerlerin üstüne çıkmamalıyız…”

Değer kavramının beğeni, görüntüleme sayılarıyla ölçümlediğimiz bir yılı daha geride bırakıyoruz.

Her yıl, bir önceki yıldan daha fazla uyarana maruz kaldığımız bu “kaos” çağında insan; adeta kendini bir kamu malı gibi sunmaya, sürekli görünür olmaya zorlanıyor.

Kırmızı çizgilerin üstüne çıktığımız, ar damarımızın kaybolduğu şu dönemde “utanmazlık” en baskın duygumuz haline geldiğinde, utancımız da bir o kadar gösterinin bir parçasına dönüşebiliyor.

Başımızı gökyüzüne kaldırmaya vakit bulamadığımız, evlerimizde bir saat bile durmakta zorlandığımız bu dönemde; kime hizmet ettiğimizi ve geride ne bırakacağımızı düşünmek, unuttuğumuz bazı parçaları yeniden bir araya getirebilir.

Yalnızca finansal refah vaat eden bir gelecek mi? Yoksa kırmızı çizgileri aşmadan, insan kalabildiğimiz iyi zamanlar mı?

Uyaran ışıklarına kanmadan, önümüzdeki tabakla ilgilenmemizi hatırlatan Victor Frankl, her şeyi çok güzel özetlemiş:

“İnsanlar dürtüleriyle hareket eder ama değerleri onları dizginler. Bu değerler ve iç farkındalığımız bizi birer kukla olmaktan daha fazlası haline getirir. Elbette bunlara dikkat ediyor olmak emek ve farkındalık ister. Ama bu da bir ipin ucunda sallandırılmaktan daha iyi değil mi?”

Her şeye rağmen bu yıl; kimsenin kuklası olmadan, kıvılcımını kaybetmeyip, başkalarıyla paylaşan herkese teşekkürler. Umudun da peşindeler unutmayın.

Kusurların değerini keşfettiğimiz bu canavarlar zamanında umudu koruduğumuz bir yıl olsun…