
Derecesi belirlenmemiş popülizmin dayattığı içerikler, doğrulardan giderek uzaklaşan internet ve sosyal medyanın gerçeklik algımızda yarattığı yıkım doruklara ulaşmış durumda.
Finansal krizin paralelinde yaşadığımız bu yozlaşmanın arasında hava kararıp, gün sonuna geldiğimizde çaresizce mutluluğu aramaya devam ediyoruz.
Dünya ve mevcut sistem tarih boyunca hep bir şekilde toparlandı ancak toplumu oluşturan insan hiç bu kadar hissizliğe dönüşmedi açıkçası.
Pek çoğumuz dijital dünyada tam anlamıyla ne olup bittiğini anlamadan oradan oraya sürüklenerek, trendlerin içinde boğulup duruyoruz.
İnternet teknolojisinin doruklarında, birbirimize anlık bağlı olduğumuz bu dilimde; geçmişten bugüne kapital hep ayakta kaldı ancak kapitali besleyenlerin bu kadar çürüdüğü hiç görülmedi.
İnişlerimizde, çıkışlarımızda, hedeflerimizde, an’larımızda dengeyi bulamadığımızda; tıkladığımız her mailde ve her ekran ışığında zamanımızı kirletiyoruz.
Etikten çok uzak, başka bir kalabalık olduk. Bu dönüşümde savaşı ilk kim başlattı bilmiyoruz ama gökyüzünü ilk biz kararttık.
Bir gün ışıklar bizi eve götürmeden; biz yine birbirimizi iyileştirmeye çalışacağız. Bu durumu toparlamak epey bir zamanımızı alacak.