Ercem Pekel

• •

Rafine

Dikkat süremiz gibi okuduğumuz kelimeler, ifadelerimiz, karşımızdakine tahammülümüz, izlediğimiz içerikler ne kadar kısaldıysa insan ilişkilerimizde bir o kadar incelmeye başladı.

Onaylanma ihtiyacımızdan doğan yanımızda durmasını istediğimiz güç arayışı, bizleri zaman içerisinde unuttuğumuz aidiyet mekanizmasını hatırlamamamıza neden oluyor. Bu da beraberinde yeni bir “mutluluk” arayışına itiyor insanı şüphesiz.

İnsan yaradılışı gereği daima kendini yenmeye mecbur hissetse de gün sonunda gelen “yalnızlık” hissini besleyen tek unsur ise “onaylanma” arzumuz.

Çürümeyle tanımladığımız bu zaman diliminde para kavramının peşinde öyle bir koşuş var ki; ahlak ve erdemler gerimizde kalıyor.

Zenginlik; sadeliğin rafineliği, güvenin, aidiyetin getirdiği huzur kadar değerli değildir ne yazık ki.

Dijitalleşen dünyada kısa dikkat odağımızla her gün maruz kaldığımız “zenginlik” gösterisi bizlere oldukça cezbedici gelse de; asıl servet tanımımız oldukça sessizdir.